11 Kasım 2012 Pazar

Ev.Duvar kağıtlarımızzz

Yeni bir ev , yeni bir dekorasyon...
Yatak odasında su yeşili  tonlarının hakim olmasını istediğim için ilk olarak duvar kagıdıyla işe başladık.. İmç deki uzun arayışlar sonucu renkte ve modelde karar kıldım sonunda..
Salonda ise ilk başlarda siyah duvar kağıdı düşünürken ,birden siyahın çok keskin olup evi boğabileceğini düşündüğüm için halı renk ve dersenlerine  ayrıca mobilya ve koltulara uygun gri bir duvar kağıdı beğendim..



24 Eylül 2012 Pazartesi

Her mutluluğa limon mu sıkılır?

Uzun uğraşlar sonucu alınan bir ev büyük mutluluk sevinç gözyaşı biz aldık biz yaptık havaları falan bizim uyuz ev sahibimizin erken çıkarsanız kiracı girene kadar kirayı siz ödiceksiniz sözleriyle fıss diye iniverir.
Hayır uyuz bir ev sahibimiz olduğunu biliyordum da bu kadar değil ben sana kaç ay öncesinden söyledim bi de mağdur olma yeni kiracu bul diye, hala neyin peşindesinki ..Kadının gözü doymuyor kredisi varmış nasıl ödicekmişte bilmemne bizim bina da 8 tane kiracısı var hala nasıl ödicem diyo bana güvenmiş sanki kredi çekerken ..Ya bi de demezmi sizin kontrat mayısta kışın bitecek ev niye alıyorsunuz ben nasıl kiracı bulucam düğün mevsimide bitti.. Ev alırken ona sormamız gerekiyordu galiba gençler bi mal sahibi oluyor bu genç yaşta bişiler yapıyorlar yook nerden çomak soksam diye bakıyor ..
Haftasonu eşimin telefonu çalıyor arayan ev sahibi ..kiracı bulmuş ..Aralıkta evlenicek birileri pazartesi gelip görsünler dedi iyi dedik biz zaten Kasım sonu taşıncaktık onlarda kasımın 3.haftasında biz taşınalım diyorlar yani evimizi bi 10 gün erken boşaltıcaz ,bu arada kendi evimizin inşaatı devam ediyor ..
Ev sahibi yetmezmiş gibi bi de tapu harçları yükseldi ne şanssızız yaa altınları bozdurduk altın fırladı tapu işleri yaklaştı oranlar yükseldi .. Ama kredi faiz oranlarından umutluyum bi o düşüyor gerci biz çekerken o da fırlamazsa iyidir :):)

31 Temmuz 2012 Salı

Sonunda ''EV''lendik:)

1 senelik arayışlar sonucunda hem gönlümüze hem cebimize uygun bir ev bulduk , kaporasını verdik ve yarın inşallah sözleşmesini yapıcaz ve dediklerine göre 4 ay sonra evimize taşınabilicez..
Kocaman bir salonu kocaman bir mutfagı var diyemem 80 m2 2+1 kucucuk kutu gibi bir ev en önemlisi bizim evimiz .. Çok mutluyum kira gibi bir dipsiz kuyudan kurtulacagımız için , şimdi dekorasyon heyecanı bastı beni:)

19 Temmuz 2012 Perşembe

Ramazan Dolayısıyla..

30 gün boyunca uykucu şirin modunda dolaşıp hafif hafif baş ağrıları benimle olucak..

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Yine yeniden İşş..

3 haftalık bir yıllık izin sonrası işe başlamak tam bir felaket :( Neyse şu an işte bile olsam işi bir kenara bırakıp muhteşem 3 haftaya geçiyorum :) İlk hafta evde yatışlardaydım süperdi gerçi kocacım işe giderken uyanıp sonrasında uyuyamasam da bacaklarımı pufa uzatıp soğuk meyve tabağımla tvde zapping yapabiliyordum..
Bu arada iyiki evde oturmuyorum diye düşünmeye başladım bir an ,evdeyken daha bi koyvermiştim ev süpürülcek keyif yapıyorum kalkamıyorum falan iyice tembelleşmiştim oysa ben işten gelip cam silen insanım :) ama evde daha bir tuhaf oldum sanki ..Güzel güzel bavullarımızı hazırladım , rahat rahat hazırladığımdan mıdır nedir ilk defa bişey unutmamışım  tatilde herşeyim tastamamdı ..Gündüz kuşağındaki programlardan nefret ettim ama izlemekten de geri kalmadım , 1 saatlik programı 3 saate yaymaları yüzünden izleyiciye mal gibi davranıp bir cümleyi 10 defa tekrar ettiren ablaya sinir oldum ..Her ne kadar şikayet etsem de ben çalışmayı seviyorum zaman geçiyor işe odaklanıp bazı şeylerden uzaklaşıyor insan güzel oluyor ay  başıda yüzler ayrı bi gülüyor zaten :):)
Gelelim 2.haftaya Bodrum bodrum lalalalalaa:) Oteli pek beğenmesem de güzel bir tatil geçirdik yüzdüm dinlendim gölgede hafif serintili şekerlemeler yaptım amaaa tam sütlü çikolata olmuşken tatil bitti ..Bir gece Gümbete indik hafif çakırkeyf eğlendik kocacımla ama etrafa bakınca resmen korktum; özellikle bayanların kendilerini bu kadar düşürmelerini anlayamıyorum..
 Restorandaki ağır kokular yüzünden mide bulantılarım başladı yemek yiyemedim  resmen makarna ve patatesle beslendim.. Ama tatilde güzel arkadaşlıklarda kurduk bizim gibi genç bir çift ve genç kızlarıyla gelmiş olan 3 kişilik bir aileyle tanıştık,muhabbet sohbet kahveler fallar derken baktıkki tatilin sonuna gelmişiz.. Hoop Bodrumdan Konyaya geçtik akraba ziyareti falan ve tabiki Mevlanaya gittik sonra etli ekmekleri mideye indirdik vee ve vee ordan da deniz kokulu memleketime geçip 2 gün de orda kaldıktan sonra İstanbuLL:) İzne çıkmayı dört gözle beklerken son günler geçmek bilmezken 3 haftalık tatil su gibi geçtiii gitti, şimdi tekrar iş-ev hayatına adapte olmaya çalışıyorum meğer bu akşam ne yemek yapıcam diye düşünmemek ne güzel birşeymiş:)

20 Haziran 2012 Çarşamba

Nerden nereye..

Yaklaşık 2 hafta önce iş çıkışı anneme gittim.Servisi beklerken bekar arkadaşlarda bana takılıyor hadi bebek yok mu serviste bebek sesi çıksın falan diye;ben de topu benden 2 hafta önce evlenen ama o an yanımızda olmayan M.ye attım:) o benden iki hafta önce evlendi öncelik onda falan derken M.geldi biraz ona takıldık bak bebek önceliği sende diye falan ..
Dün akşam yine anne günüm (çarşamba günleri) olması sebebiyle diğer servise bindim yanıma M.oturdu ve aramızda geçen konuşma:)
M.- off karnım ağrıyo
ben-(regli olduğunu düşünerek) aman bu havalarda da hiç çekilmiyor
M.- Yok öyle değill hem bir süre olucağını da düşünmüyorum
ben- nasıl yaniiii
M-yaniii işte
ben- (karnını göstererek ) yoksaaaa
M- ewtt öyle
Ben şok oldum gerçi o da hala şokta :) Az çok konuşurduk o konuları şu anda bebek düşüncesi olmadığını biliyordum zaten o da söyledi sürpriz olduğunu:)'' hatta hangi gün ögrendim biliyomusun hani sizin bana takıldğınız gün vardı ya 2 hafta önce o gün öğrendim'' dedi . O gün ögrendiğini duyunca ben daha da şaşırdım o gün bilmeden de olsa bebek muhabbeti yapmışız demekki:)
Aslında biz M.ile 2 hafta arayla evlendiğimiz için evlenmeden önce servis muhabbetlerimiz hep aynıydı bir ara askerlik, bir ara söz ,nişan, kına , ev ,gelinlik düğün bıkmadan usanmadan konuşurduk o öyle olucak bu böyle olucak diye.. Dün akşam ilk defa yol boyunca bebiş muhabbeti yaptık yarım saatlik yolda konuşa konuşa bebişi büyüttük bile:) Aslında çok tuhaf geldi bir zamanlar neler konuşuyorduk şimdi aramıza minicik bir can katıldı yeni konumuz bebiş, doğana kadar annesindeki değişimleri gözlemleyip gelişini beklicez.Sevgili arkadaşım M.senin adına çok çok mutlu oldum bebişin hayırlı uğurlu olsun sağlıklı sıhhatli bir şekilde dünyaya gelsin inşallah belki hazır değildin şimdilik ama o doğana kadar seni hazır hale getirecektir,zaten üzerine bir masumluk gelmiş cadılığını biraz bastırmış:):)

15 Haziran 2012 Cuma

off askerlik off

Sabah servis beklerken uyku mahmurluguyla bir kadının genç bir delikanlıya  -ki muhtemelen oğlu sarılmaya çalıştıgını o sırada hadi hadi diyen bir adamı (sanırım baba) gördüm.Kadıncağız doya doya sarılamadan   adam ve genç taksiye binip gittiler o da  öyle ağlayarak kaldı orda;gencin tipinden anladığım kadarıyla askere gidiyordu galiba .. Kadın ağlaya ağlaya yürümeye başladı ;nasıl içim ezildi az kaldı kadına sarılıp bende ağlayacaktım.Çok iyi bilirim o duyguyu orda öylece gözüyaşlı kalakalmayı..Tarih 11.12.2008..Sevgilinin elinde sülüsü bir de bileti ; asker Isparta yolcusudur..Ağlamıcam diye ortalıklarda dolşan bir ben vardı o gün , gözlerim dolar dolar gözyaşı inmeden tutarım kendimi ,gözgöze gelmemeye çalışıyorum sevgiliyle. Ve saat geldi Haydarpaşaya doğru yola çıktık korna sesleri beynimin içinde çınlıyor:(
Sarılırsın sarılırsın bir kez daha son kez derken aklımda trenin kapısındaki son hali kalır .. Nasıl bir sancı nasıl bir yanış o öyle ağlaya ağlaya canım çıkmıştı. Bir de şöyle bir durum var ki Ispartada askerliğin ne demek olduğunu ikimizde çok iyi biliyorduk , zorlu bir acemilik eğitimi ve sonrası doğu,kimbilir neresi ..Gidişini çok zor kabullendim çok ağladım çok yıprandım çok özledim cok kez sabahı sabah ettim ,1 dk sesini duyabilmek için herşeyden vazgeçebilirdim.. Ve 75 günün ardından gideceği yer belli oldu, Şırnak..Diyecek hiçbir söz yok ,o söylemeden sesim titreyerek Şırnak mı dediğimde içim içimi yiyordu hayır desin diye ama maalesef doğru tahmin etmiştim oysa o kadar istemiştim ki yanılmayı..Birbirimizi görmeden koskoca bir 12 ay geçirdik Şırnakta sadece ankesörlü telefondan konuşarak mutlu olabiliyorduk..Birde sayfalarca yazdığım mektuplar bir sürü sayfa sayfa ince ince yazarak yolluyordum onları sırf pir parça morali düzgün olsun mutlu olsun onu ne kadar çok sevdiğimi bilsin yalnız olduğunu hissetmesin diye . Ben isyan ettiğim de orası vatan toprağı değilmi diyenler oluyordu en çok tartıştığım konulardan biridir bu belki de ,evet Şırnak Hakkari Tunceli hepsi bizim toprağımız ama askerlik için asker bekleyen biri için en zorlu yerler, kim istemezki sevdiğini haftasonları webcamden görmeyi rahat rahat telefonda konuşabilmeyi, en azından nöbete cıktıgında göreve cıktıgında riskin daha düşük olmasını.. Eşimin askerliği çok zorlu geçmişti bir kere hafta içi hafta sonu diye birşey yok her gün saat 4 gibi üs bölgesine çıkar sabah 7 de taburuna geri gelir, sonra bütün gece kıvran dur ya bir sey olursa göz kulak haberlerde  yeterki canına bişey olmasın , o ölüm korkusu nasıl bir psikolojidir çok iyi anladım çok iyi anladık resmen iliklerimize kadar yaşadık o korkuyu .. Telefonda konuşurken silah seslerinin sevgilinin sesinden daha çok duyulmasının nasıl birşey olduğunu bilen varmı? kimse bilmesin kimse yaşamasın, ben yaşadım  nefesim kesildi yüreğim öyle bir daraldı ki o sesler beni yaraladı ölüyorum sandım boğazıma birşey oturdu  delice sıkıyor yüreğimi .. Çok şey yaşadık offf şu an bile darlandım boğuluyorum hatırladıkça:(

Amaaaa tüm hasret tüm acı tüm bekleyiş öyle bir mutlulukla pekişti ki 460 günü bir fiil her gün bir bir eksilttik her gün karaladık şafak kağıdımızı:) ama o doğan güneş varya en zoru o bekle bekle güneş doğmuyor sabah olmuyor resmen :) Allahtan uçağı çok erken bir saatteydi ,sabah havaalanında o bekleyiş varki asla unutamam.. Ya o kadar heycanlı ki aylarca görmedim yüzünü (12 ay hiç izne gelmedi:() kokusunu içime çekmedim ve o o kadar ay sonra karşımda olucaktı ve anons uçak indii .. Kalp atışlarım tavan yapmış bekliyorum camın önünde bir de boynum eğikmiş -ki ben o halimi hiç hatırlamıyorum bile nasıl duruyosam boynu bükük ben karşılara bakarken  geldi ve önümde başını  eğip bana baktı o an o camı kırabilirdim:) nasıl boynuna atladım nasıl sarıldım boynunda nıasl salya sümük ağladım yok böyle birşey ayrılamıyorum resmen :) Kısacık saçlar kavrulmuş teni ona gelirken giymesi için aldığım İstanbul t-shirti ve boynunda künyesi .. Hayatımda asla unutamıcam anlardan biri o ilk görüş ilk sarılış hatta hayatımdaki önemli anlar listesinde ilk 3te :)
Off teyze yaa sabah sabah beni nasıl buhranlara sürükledin öyle başta içim kararıyo askerliği düşününce ama sonunda o kavuşma anı varya herşeye değer:)